19 Mayıs 2018 Cumartesi

24 haziran 2018 yolunda - 13. / halkın dili, halkçılık görüntüsü.

siyasilerin "program"ı nedir bilmiyoruz. bir yığın, kitlelerin gündeliğini etkileyecek "vaadler" sıralanıyor. bu gündeliklerin "yönetim" ya da "yürütme" gününde bütçeye yükleri ya da kaynakları bilinmiyor.

bir de güzel deyişler, türkiye'nin ortak değerlerine, beğenilerine vurgularla çokça kaçamak, sizleri de düşünüyoruz değinileri. bunlar da sıradandır, yenilik değildir, çekiciliği de uçucudur, geçicidir.

bu sıraladığım genel vurguları akp ve önderliği yapmaktan bıkmadı, bıkmaz da. akp, halk etkisini bu yöntemlerle varettiğini ve koruduğunu varsayıyor. akp karşıtları da bundan uzak durmuyorlar. senin yaptığını biz de yaparızcılık ortada.

bir de öteki yanı var bu söylenenlerin. karşıtını ya da ötekileri aşağılamakla küçültücü davranmak. bu konuda da akp egemen. chp'nin söylenmedik, yakası açılmadık kiri kalmadı, ya da, ola ki, unutanlar varsa düşüncesiyle sıradan "vaadler"le, sıradan "nakaratlar" olarak sürdürülüyor. sesini yükseltmek ya da nağmeli, yinelemeli coşturuculuklar olmazsa olmazı halk yığınları toplandıkça. akp'nin geleneklere aykırı getirdiği tek yenilikse gündeliğin düşük, sıradan nefret yüklü söylemleri. bunlar da halkla kaynaşma ve halkın dili gösterisi oluyor.

korkusuzluk, korkutmaca hiç eksik değil. onbeş yaşın ergenleri düzeyinde ağız kapışmalarıyla güç budalası yüksekten atıp tutmalar eksik değil.

bugün  gelinen noktanın başlangıcı 1950 sonrasıdır. "kasketliler" ile "eli nasırlılar" vurgusu hoşgörüden çok, sizinleyim sizin için varım "popüler"liğiydi dp'nin. chp bu yaklaşıma uyumsuzluk göstermişti başlangıçta ve bu da chp içinde halk dilini kullanma, halka yaklaşımda üstünü başını halka uydurma olarak ortaya çıktı gecikmeden. chp'nin kasım gülek diye "eşek sırtında" gezen "kasketli" bir kitlesel bağı oldu. kasım gülek "popüler"di ama, o yaklaşımın seçimleri değiştirecek ya da halkı chp'ye yığacak etkisi olmadı diyebiliriz. doğal ki, halk, bu da nereden çıktı diye tepki göstermedi, uzak durmadı. neden dursun ki? yararı tartışılır ve zararı olmayan kasım gülek halk içinde görüntüsünden, özellikle chp'de kalıcı bir gelenek yaşanmadı uzunca süre.

bu arada, "hitâbet" ile halk yığınlarında ilgi toplamakta 1950'lerin ortaya çıkardığı ve 1970'leri bulmayan önemli bir örnek de "millet parti"li osman bölükbaşı oldu. her seçimde, her partiden yığınları toplamakta önemli başarıları oldu bölükbaşı'nın. bölükbaşı'nın hem nalına, hem mıhına ya da hem ona hem de buna vurma yaklaşımı kendine özgüydü ama, seçimlerin sonucunu belirleyici olmadı. halk dinlemeyi severdi, toplanırdı ama, seçimlerde bildiğine oyunu verirdi toplantılara yığılmışlar.

1960'larla kasketli, büyük sözleri tane tane dinleten "hatipler" de oldu mehmet ali aybar gibi, çetin altan gibi. onlara karşı halkı kışkırtmacılık da gelenek olmaya başladı. önceleri birbirinden yalıtılmış ve her siyasiliğin, bölükbaşı dışında, yalnızca kendinden olanları topladığı alanlarda buluşmalara, dışarıdan taşlı sopalı saldırılar düzenlemek geleneği ortaya çıktı.

ecevit ise, 1965 sonraları, kasım gülek göstermeciliğinden uzak, aybar'dan daha inandırıcıymış görünümüyle önemli yığınları topladı. 1965'te başlayan ecevit halkçılığının kabarması ve etkinleşmesi 1973'ü ve 1977'yi buldu.

demirel kasketle değil, chp üst düzey seçkinlerinin benzeri şapkasıyla halk ağzını siyasi yığınlarla iletişimde yaygınlaştıran oldu. erbakan yığınlardan "söz alma(yemin ettirme)" buluşunun öncüsü oldu. özal ise, şirin görünmenin, gülümsemenin de getirisinin güveniydi.

erdoğan ise, kendinden önce gelenlere benzemedi. ençok erbakan'la olduğundan, erbakan'ın demirel'den, özal'dan daha şakacı yanını sövgü ve hakaret diliyle kabalaştırdı.

24 haziran seçimleri yolunda muharrem ince diye yeni bir olguyu yoksaymak zordur. chp'nin kasım gülek anlayışını, erdoğan'ın sövgüsüz hakaretten yoksunu olarak "sentez"e ulaştırmış durumda. muharrem ince'nin topladığı yığınları yoksaymak zordur ama, o yığınların oya döneceğnin güvencesi nedir?

halkın dilinde olmayacak söyleyişler de vardır: "lafla peynir gemisi" diye başlar. ayrıca, şairin söylediği de sıradan halk sözü gibidir: "ayinesi iştir kişinin" deyince gerisi kendiliğinden gelir.

sekiz köşeli kasketlerin günü çoktan geçti. halkımız eşek sırtında olana değil arabalarla gezene oy verdi 1950'lerde. şimdilerde de bisikletliye değil de ciplerde gezenlere özeniyor olmasın?


19 mayıs 2018, college station, texas.