türkiye'nin ya da yürütme gücünün türkiye'deki abd üslerini kullandırmada yetkili olduğu açık. tbmm'den yetkilendirmede de oylandı. türkiye yetkilileri açıklamadan, obama, biden, kerry ya da hagel'den önce "susan rice" açık ediyor. abd'nin düştüğü ya da türkiye'nin düşürülmek istendiği nokta devlet geleneklerine uymuyor. birliktelikte eşitsizlik, dayatma ve uyumsuzluk olduğu her açıklamada daha açık oluyor.
bu arada, kobani'de yoğunlaşmış karşılıklı ateş beklenmedik biçimde odak değiştiriyor:
<<
"Battle for Syria's Kobani intensifies; ISIS takes Iraq base"
http://www.cnn.com/2014/10/13/world/meast/isis-threat/index.html?hpt=hp_t2
>>
büyük soru yanıtsız orta yerdedir: türkiye'yi suriye'nin içine çekmek isteyen "dost" güçler midir; yoksa, türkiye'nin suriye çöllerinde yanmasını isteyenler mi var? şu soruyu da açıkça sorabiliriz: türkiye savaşa girmekten kaçınıyor mu? ardından da, soru daha da karmaşıklaşıyor: türkiye'nin savaştan uzak kalmaktaki direnci kırılacak mı? somuta indirgersek: abd türkiye'yle birlikte olmak istiyor mu; yoksa, abd, bir noktadan sonra türkiye'yi de karşısına alacak mı?
bilen bilmeyen, uluorta konuşuyor, yazıyor, yayıyor. savaş istemeyenlerin savaşın içine düşeceğini ya da savaş isteyenlerin olmayacak yönlenmelerle savaştan kaçabileceğini düşünmekten uzak durmamak gerekir.
13 ekim 2014, college station, texas.