17 Nisan 2017 Pazartesi

ateş sönmeden.

16 nisan halkoylaması sonuçları, hayır cephesinde, inandırıcı olmadı. özellikle, ysk'nin sonuçları etkilediği inancı uzun süre gerilemeyecektir. akp içinden tbmm'de halkoylması sonuçlarına katılmayan çıkmadığı sürece "evet" çoğunluktur.

türkiye'de, akp, evet çoğunluğuyla kazanılmış görünen anayasal hak ve yetkileri kullanma gücünde midir? zulüm ve zoryönetimle yapabilir. nedeni de açıktır: oylamada "cebir" olmasa da "hile" olgusunun gölgesini akp kolayca aşamaz. ayrıca, en önemli sayılan oylamada, ortaya çıkan gölgeli sonuç, geçmiş seçimleri de kuşkulu sayanlara önemli dayanaklar kazandırmıştır.

16 nisan halkoylamasının en önemli sonucu, kuşkusuz, türkiye'yi belirleyici büyük kent yoğunlaşmalarının tümünde akp ve mhp birlikteliğinin azınlıkta kalmasıdır. gelen yerel seçimlerde, siyasi seçimlerde bu yeni durum nasıl bir değişim getirir bilinmez. kentlerde değişim çokluk belirleyicidir, bunu biliyoruz. yeni anayasallığın nasıl ve ne zaman yürürlükte olacağı bugünden tartışmalıdır. evet çoğunluğu her gün yeni adımlarla tasarladıklarını uygulamaya çalışacaklardır. anında ve her adımda "hayır" diyecek önemli ve yaygın çoğunluk vardır.

yeni anayasallığın değişiminin olabilirliği nedir? önce, ysk'nin, seçim günü, uygulanmasını sağladığı "mühürsüz zarf" uygulamasının yasallığı tartışmasından sonuç beklenecektir. oybirliğiyle alınmış kararın, ysk düzeyinde değişimini beklemek yanlış olur. ysk karar ve uygulmasının anayasa mahkemesi'ne götürülmesi ve sonuç alınması da kolay değildir. avrupa'ya taşınması büyük yanlış olur. o zaman, iki sonuç kalıyor: tbmm'de anayasal değişime hayır diyecek anayasal çoğunluk sağlamak ya da yeniden "referandum"a gitme kararı almak. bunun olabilirliği, bugün için, zor görünüyor ama, tümden olmazlanamaz. akp ve mhp içinden gün bugündür diyecekler varsa/olursa, tbmm yeniden güç olabilir. tbmm, akp-mhp birlikteliğini koruduğu sürece, ikinci çözüm kendini gösterecektir: sokaklara taşmak.

bundan sonrası zorludur demenin açık anlamı budur. türkiye, demokrasinin sonlanmasına direnecektir. anayasallık kazanmış görünen zoryönetimi kabullenmeyecektir. bunu akpliler de biliyor. zulüm ve direniş günlerinde, akp içinden isyancılar çıkar. tarih doğrusal ilerlemez ve yinelenmez ama, toplumsallığın, siyasiliğin de değişmez ortaya çıkışları eksik kalmaz.

akp'nin şu anda tek dayanağı: yabancı desteğinde işbirlikçiler öngörüsü ve vurgusudur. toplum, yabancıdan değil, kendi varlığından güç alarak da direnir ve tepki gösteririr. akp, her karşıtlığı ve tepkiyi yabancının türkiye'deki uzantısı görmek ve göstermekle 2013'ten günümüzü buldu. bu görünümün sürdürülebilirliği olabilir mi? ayrıca, bugünkü akp'nin, "sahte" ve denize düşen yılan anlayışındaki yabancı düşmanlığının inandırıcılığı geçerli midir? akp karşıtlarının da temel dayanağı: akp'nin yabancıların her türlüsünün(abd/ab, rusya, suudiler, katar, barzani yönetimi) türkiye'deki uzantısı olduğunda kırılma ve kuşkusunda değişim görülmüyor. ikisi bir anda olabilir diye düşünsek de, sonunda, akp'nin de akp karşıtlarının da kim ve kimlerle olduğunun açık olduğu an yaşanacaktır.

önemli bir varsayım ve çoğunlukla genel kabul gören durum da: yüzde 51'in akp olmadığı ve onun önderliğinin söz ve davranış yönlendrmesi olduğudur. öyle bir durum gerçeklikse, türkiye için de, akp için de geleceğe ilişkin karamsar olmak süregidecektir.

17 nisan 2017, college station, texas.